Kanser tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden biri, tümörün yalnızca bulunduğu organa göre değil, sahip olduğu moleküler özelliklere göre tedavi edilmesi. HER2 proteini de bu yaklaşımın önemli hedeflerinden biri.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 25 Ağustos 2026 tarihinde, HER2 pozitif ileri evre mide, gastroözofageal bileşke ve özofagus adenokarsinomlarının birinci basamak tedavisinde zanidatamab-hrii (Ziihera) içeren yeni tedavi kombinasyonlarını onayladı.
Bu gelişme özellikle HER2 pozitif, cerrahi olarak çıkarılamayan, lokal ileri veya metastatik hastalığı bulunan yetişkin hastalar açısından önemli bir yeni tedavi seçeneği anlamına geliyor.
FDA'nın kararına göre zanidatamab-hrii (Ziihera), HER2 pozitif ileri evre hastalıkta iki farklı şekilde birinci basamak tedavide kullanılabilecek.
HER2 IHC 3+ veya IHC 2+/ISH+ tümörü bulunan uygun hastalarda:
Zanidatamab + tislelizumab + floropirimidin ve platin içeren kemoterapi
kombinasyonu kullanılabilecek.
Ayrıca HER2 IHC 3+ hastalarda:
Zanidatamab + floropirimidin ve platin içeren kemoterapi
kombinasyonu da birinci basamak tedavi seçeneği olarak onaylandı.
Buradaki önemli noktalardan biri, tedavinin herkese yönelik olmaması. Hastanın tümörünün HER2 durumunun uygun bir testle belirlenmesi gerekiyor.
HER2, hücrelerin büyümesi ve çoğalmasında rol oynayan bir proteindir. Bazı kanser hücrelerinde HER2 proteini normalden çok daha yüksek düzeylerde bulunabilir.
Bu durum tümörün biyolojik davranışını etkileyebildiği gibi, aynı zamanda tedavi açısından hedef alınabilecek bir özellik oluşturur.
Bu nedenle ileri evre mide ve gastroözofageal bölge kanserlerinde tanı yalnızca “mide kanseri” şeklinde değerlendirilmez. HER2 gibi biyobelirteçlerin araştırılması, kişiye özel tedavi planının oluşturulmasında giderek daha önemli hale gelmektedir.
Zanidatamab-hrii, HER2'yi hedefleyen bispefisik bir antikor tedavisidir.
Klasik bazı HER2 hedefli antikorlardan farklı olarak HER2 proteininin iki farklı bölgesine bağlanabilecek şekilde geliştirilmiştir.
Bu özellik, HER2 pozitif kanser hücrelerinin daha etkili biçimde hedeflenmesine yardımcı olmayı amaçlar.
Zanidatamab aslında tamamen yeni ortaya çıkmış bir molekül değildir. FDA, ilacı daha önce HER2 pozitif bazı safra yolu kanserlerinin tedavisinde hızlandırılmış onay kapsamında değerlendirmişti. Yeni karar ise ilacın HER2 pozitif gastroözofageal adenokarsinomların ilk basamak tedavisindeki rolünü genişletmesi açısından dikkat çekicidir.
Tislelizumab-jsgr (Tevimbra), bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasına ve onlara karşı yanıt oluşturmasına yardımcı olmayı amaçlayan bir PD-1 inhibitörüdür.
Yeni kombinasyonda iki farklı tedavi yaklaşımı bir araya geliyor:
HER2 hedefli tedavi + immünoterapi + kemoterapi.
Başka bir ifadeyle tedavi, bir taraftan tümör hücrelerindeki HER2'yi hedeflerken diğer taraftan bağışıklık sisteminin tümöre karşı oluşturduğu yanıtı desteklemeyi amaçlıyor.
FDA'nın onay kararının temelinde uluslararası HERIZON-GEA-01 klinik araştırması bulunuyor.
Çalışmada cerrahi olarak çıkarılamayan lokal ileri veya metastatik HER2 pozitif gastroözofageal adenokarsinomlu hastalar üç tedavi grubuna ayrıldı.
Karşılaştırma grubunda trastuzumab ve kemoterapi uygulanırken diğer gruplarda zanidatamab içeren tedaviler değerlendirildi.
Özellikle zanidatamab, tislelizumab ve kemoterapinin birlikte kullanıldığı tedavi kolunda dikkat çekici sonuçlar elde edildi.
Üçlü kombinasyonu alan hastalarda medyan genel sağkalım:
26,4 ay
olarak bildirildi.
Karşılaştırma grubunda ise bu süre:
19,2 ay
olarak gerçekleşti.
Bu sonuç, ölüm riskinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalmaya işaret etti.
Bir diğer önemli ölçüt progresyonsuz sağkalımdır (PFS). Bu süre, hastalığın ilerlemeden kontrol altında tutulabildiği zamanı ifade eder.
Zanidatamab + tislelizumab + kemoterapi grubunda medyan progresyonsuz sağkalım:
12,4 ay
iken, karşılaştırma grubunda:
8,1 ay
olarak bildirildi.
Bu sonuçlar hem genel sağkalım hem de hastalığın ilerlemesine kadar geçen süre açısından yeni kombinasyonun klinik fayda sağladığını gösteriyor.
Araştırmanın bir başka kolunda zanidatamab, tislelizumab olmadan kemoterapiyle birlikte kullanıldı.
Özellikle HER2 IHC 3+ hastalarda medyan progresyonsuz sağkalım zanidatamab grubunda 14,2 ay, karşılaştırma grubunda ise 7,6 ay olarak bildirildi.
Bununla birlikte FDA'nın açıkladığı verilere göre bu kolun genel sağkalım ara analizindeki farkı, değerlendirme sırasında istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştı.
Bu nedenle klinik araştırma sonuçlarını değerlendirirken yalnızca tek bir rakama değil, çalışmanın tamamına ve hastanın biyolojik özelliklerine bakılması gerekir.
Yeni onay aynı zamanda kanser tedavisinde doğru biyobelirteç testinin ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor.
FDA, tedavi onayıyla birlikte HER2 pozitif hastaların belirlenmesine yardımcı olacak iki tamamlayıcı tanı testini de onayladı.
Bu nedenle ileri evre mide, gastroözofageal bileşke veya özofagus adenokarsinomu tanısı alan bir hastada HER2 durumunun doğru şekilde belirlenmesi tedavi seçeneklerini doğrudan etkileyebilir.
HER2 sonucu genellikle IHC ve gerektiğinde ISH gibi yöntemlerle değerlendirilir.
Her kanser tedavisinde olduğu gibi bu tedaviler de yan etkisiz değildir.
Zanidatamab için özellikle ishal, infüzyona bağlı reaksiyonlar ve kalbin sol ventrikül fonksiyonlarında bozulma gibi önemli riskler bulunmaktadır. Ayrıca gebelik açısından fetüse zarar verme riski konusunda ciddi uyarılar vardır.
Tislelizumab ise bağışıklık sistemini etkileyen bir tedavi olduğu için farklı organlarda immün aracılı yan etkilere neden olabilir.
Bu nedenle tedavinin mutlaka tıbbi onkoloji uzmanı tarafından planlanması ve hastanın tedavi süresince yakından takip edilmesi gerekir.
Bu gelişmenin en önemli mesajı, HER2 pozitif ileri evre mide ve gastroözofageal kanserlerde tedavi seçeneklerinin genişlemeye devam etmesidir.
Özellikle ilk basamakta hedefe yönelik tedavi, immünoterapi ve kemoterapinin birlikte kullanılması, uygun hasta grubunda daha uzun hastalık kontrolü ve daha uzun genel sağkalım sağlayabilecek yeni bir yaklaşım ortaya koymaktadır.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir:
FDA onayı, bu tedavinin HER2 pozitif mide kanseri bulunan her hasta için otomatik olarak en uygun tedavi olduğu anlamına gelmez.
Hastanın HER2 düzeyi, hastalığın evresi ve yayılımı, genel sağlık durumu, daha önce aldığı tedaviler, organ fonksiyonları ve diğer biyobelirteçler birlikte değerlendirilmelidir.
FDA'nın 25 Ağustos 2026 tarihli kararı, HER2 pozitif ileri evre mide, gastroözofageal bileşke ve özofagus adenokarsinomlarının tedavisinde önemli bir gelişmeye işaret ediyor.
HERIZON-GEA-01 çalışmasında zanidatamab, tislelizumab ve kemoterapiden oluşan kombinasyonun standart karşılaştırma tedavisine göre hem progresyonsuz sağkalımı hem de genel sağkalımı anlamlı şekilde iyileştirmesi, bu yaklaşımın klinik önemini ortaya koyuyor.
Kanser tedavisindeki gelişmeler artık giderek daha fazla aynı noktaya işaret ediyor:
Doğru hastaya, tümörün biyolojik özelliklerine göre doğru hedefli tedavinin seçilmesi.
HER2 testi de bu kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının önemli parçalarından biri olmaya devam ediyor.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tanı veya tedavi önerisi niteliğinde değildir. Kanser tedavileri kişiye özel olarak planlanmalıdır. Tanı, tedavi değişikliği veya ilaç kullanımıyla ilgili kararlar mutlaka hastayı takip eden tıbbi onkoloji uzmanıyla birlikte verilmelidir.
Kaynak: U.S. Food and Drug Administration (FDA), 25 Ağustos 2026 — FDA approves zanidatamab-hrii and tislelizumab-jsgr for HER2-positive gastric, gastroesophageal junction, or esophageal adenocarcinoma.
Prof.Dr.Ozan Yazıcı
U.S. Food and Drug Administration (FDA)
25 Ağustos 2026
FDA approves zanidatamab-hrii and tislelizumab-jsgr for HER2-positive gastric, gastroesophageal junction, or esophageal adenocarcinoma