Kanser tedavisini tamamlayan birçok hasta, beklenmedik bir sorunla karşılaşır: Geçmeyen yorgunluk. Bazı kişiler tedavi bittikten haftalar hatta aylar sonra bile kendilerini halsiz, enerjisiz ve günlük işlerini yapmakta zorlanır halde bulabilir.
Bu durum, tıpta "kanser ilişkili yorgunluk" olarak adlandırılır ve normal yorgunluktan farklıdır. Dinlenmekle tamamen geçmeyebilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Günümüzde kanser sonrası yaşam (survivorship) alanında en çok üzerinde durulan konulardan biri de bu durumdur.
Kanser ilişkili yorgunluk;
şeklinde kendini gösterebilir.
Birçok hasta bu durumu "vücudumun pili bitmiş gibi hissediyorum" şeklinde tarif etmektedir.
Kanser tedavisi sonrasında yorgunluğun tek bir nedeni yoktur.
Başlıca nedenler şunlardır:
Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve bazı hedefe yönelik tedaviler vücutta uzun süreli etkiler bırakabilir.
Tedavi sürecinde hareket azalması ve iştahsızlık nedeniyle kas kaybı gelişebilir. Bu durum fiziksel dayanıklılığı düşürür.
Ağrı, kaygı veya tedavi sonrası stres uyku kalitesini bozabilir.
Bazı hastalarda tedavi sonrasında kansızlık veya yetersiz beslenme devam edebilir.
Kanserin tekrarlama korkusu, kaygı ve depresyon belirtileri de yorgunluğu artırabilir.
Aşağıdaki belirtiler varsa mutlaka doktorunuza bilgi vermelisiniz:
Bu belirtiler farklı sağlık sorunlarının işareti olabilir.
Birçok hasta yorgun hissettiği için hareket etmek istemez. Ancak güncel bilimsel çalışmalar tam tersini göstermektedir.
Düzenli ve kontrollü fiziksel aktivite;
Başlangıç için:
tercih edilebilir.
Yeterli beslenme ve sıvı alımı enerji düzeyinin korunmasına yardımcı olabilir.
Özellikle:
günlük yaşamın önemli parçalarıdır. Kanser hastalarına yönelik beslenme eğitimleri, tedavi öncesi, sırası ve sonrasında uygun beslenmenin önemini vurgulamaktadır.
Yorgunlukla mücadelede şu yöntemler faydalı olabilir:
Küçük ama düzenli değişiklikler zaman içinde belirgin iyileşme sağlayabilir.
Kanser tedavisi sonrası yorgunluk oldukça yaygın bir durumdur ve birçok hastayı etkileyebilir. Ancak bu durumun kader olmadığı bilinmelidir. Düzenli takip, uygun egzersiz programları, dengeli beslenme ve gerektiğinde profesyonel destek ile yorgunluğun etkileri azaltılabilir.
Tedaviniz tamamlanmış olsa bile, kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunu normal kabul etmeyin ve mutlaka onkoloji ekibinizle paylaşın. Erken değerlendirme ve doğru yönlendirme, yaşam kalitenizin yükselmesine önemli katkı sağlayabilir.